Kediler Nasıllar? - 3
Tedi
Yokluğuna alıştım mı kabullendim mi bilmiyorum. Ancak düşündüğümde bile hala canım yanıyor. Gözlerim doluyor, boğazım düğümleniyor. Yazmamı bile engelliyordu bu acı. Ancak anneleri sordu yazmam lazım artık. Beni en çok acıtan şey, sürekli kendimi suçluyor olmak. Elimden gelen herşeyi yaptım kurtarmak için, hala veteriner masrafını ödemeyi bitiremedim Tedi’den kalan. Ama belki yanlış veteriner ve yanlış tedavi yüzünden öldü diye düşünmeden kendimi alamıyorum. Hayatımın kaosunda istemeden ona da yarattığım stresi taşıyamadı belki de. Kendimi suçluyorum hala, ve uzun süre de suçlamaya devam edeceğim. Sadece hayat devam etmek zorunda olduğu için devam ediyorum.
Turgut
Hala tombul. Yatak odası kapısı açılır açılmaz içeri dalma adetinden vazgeçmiyor Mars ile birlikte. En sevdiği aktivitesi ben çamaşır asarken bacaklarımın arasında dolaşmak. Sağlığı yerinde. Yemek yerken görmek hala mümkün değil. Hala Turgut Subaşı.
Rosa
Odasından çıkmayan bir ergen. Ada rahatsızlandığında bari diğerlerinden ayrı olsun diye Rosa’nın odasına almıştım. Ama Rosa tuvaleti dışına işemeye başlayınca mecbur tek kalma işine geri döndü. Tüylerinde topaklanma yok. Sağlığında görünür bir problem yok. Günlük olarak salonda kitaplığın üstüne alıyorum. Sıkılınca haber ediyor alıp odasına koyuyorum. Bazen Mars bi boşluk bulup sıkıştırmaya çalışıyor. Ama müsade etmiyorum tabi.
Mars
Sorun kaynağı bir gezegen. Burçlar için de, benim için de. Evin başbelası bir retrosu. Ama artık sinirlenmediğimi farkettim. En beter yaramazlığı da yapsa yalandan kovalıyorum, yalanda götüne şaplak atıyorum ve o da kutusuna giriyor. Kızsam ne, zaten üzerine alınmıyor. Arada Ada’ya da saldırıyor. Çırak her saldırısından sonra sıkıştırıp dövüyor. Kadın dayanışması!
Venüs
Sıkılan bir kız çocuğu. Arada kavga ediyor. Arada Çırak’la bir olup Mars’ı dövüyor. Sağlığı yerinde. Geçen hafta gözü akıyordu ama geçti. Çok kavga annecim.
Ada
Ah evimin prensesi. Herkes çocuk ayırdığımı söylüyor. Hayır, Ada müstesna bir çocuk. Arada ağzı kokmaya devam ediyor. Enfeksiyon tedavisi düzeltti gerçi çoğu sorununu. Dişlerinin de çoğunu çektik. Nazlı bebeğimin tabi ki kendi dişlerine bile alerjisi var. Ama sorun yaşamadı, beslenmesi yerinde. Hatta bi tık kilolu bile. Çoğunlukla vestiyerde yatıyor. Ara ara ayakkabı dolabını açıp içinde uyumayı seviyor. Mars’ı sevmiyor :)
Çırak
Evin ufaklığı hala kısır değil. Param olmadı bi türlü. Olduğu zaman da gözüm kesmedi. Enfeksiyondan vs korkuyorum. Evimi daha düzenli hale getirmeden operasyona sokmak içime sinmiyor. En azından ayrı bir odada tutabilmem lazım. Hala depresyon yüzünden bazen günlerce yemek yemiyorum, günlük bakım istediğinde nasıl düzenli ilgileneceğim bilmiyorum. Ara ara kızgınlığa giriyor ama hallediyoruz.
Yeni Kedi!
Henüz ismi olmayan, vaftiz babası olduğum bir kedi var. Dersaadet yokuşu oyunundan sonra Göze ve Alper’le eve dönerken yolda gördük. Ufacık bir tekir tek başına oynuyor. 2 haftalık falan en fazla. Göze’yle koştur koştur annesini aradık. Bulamadık. Çınar (Göze ve Alper’in kızı(4) ) zaten bir kedim olsun diye can atıyordu. Göze evini açtı, ben aşılarını yaptırdım sahiplenmiş olduk. Göze ve Alper’in aynı zamanda 2 tane köpekleri olduğu için (kendileri aynı zamanda köpek eğitmeni) alışma süreçlerine bağlı olarak ya Çınar’ın kedisi olarak kalacak, veya ben alacağım. Bakalım artık kısmet. Aynı Turgut’a benziyor. Sadece sümüklü değil :)
Write a comment